Lüks sitede kira 10 bin lira olur mu!

Onur Baştürk: 10 bin lira mı? Şaka mı bu? Bu kiraya oturan kaldı mı? Şaşkınlıktan küçük ve orta dillerimi yuttum. Ev sahibini haklı buldum tabii.

Ömür Gedik: Bir şey demeden önce Tamer kendi gayrimenkullerinde nasıl bir tavır sergiliyor, ona bakmak lazım.

Savaş Özbey: Kendi evlerini normal rayiçten kiralıyor, başkasının evinde ucuza oturmaya çalışıyorsa Karadağlı haksız. Tamam yüzde 500 artış biraz fahiş ama öyle bir semtte, lüks bir sitede kiranın 10 bin lira olmayacağı da açık.

Orkun Ün: Bir anda böyle bir zam olur mu? Karşındakinin parası da olsa, ünlü de olsa olmaz. Bu insan kazıklamaktır. O yüzden bu davada Tamer Karadağlı haklı. Bazı ev sahipleri nasıl da acımasızlar, anlamak mümkün değil. Ayrıca bu davada kaybeden yüzde yüz ev sahibi olur, o yüzden keşke boşuna uğraşmasa…

Hangisi?
Deren Talu, tıpkı daha önce annesi Defne Samyeli’nin yaptığı gibi karlar üzerinde mayolu pozlar verdi. Konsey üyeleri hangisini daha çok beğendi?

Ömür Gedik: İkisini de beğendim. Ama tabii Defne’ye daha çok helal olsun. Genetik miras şanslısı olmasının üzerine kendine de çok iyi bakıyor.

Savaş Özbey: Ben de Ömür gibi ‘Defne’ciyim. Kızının annesi gibi değil, yaşıtı gibi duruyor. Ama tam bir seçim yapmak için diğer kızı Derin’in pozlarını beklemek gerek bence. Bu kara yetişmezse seneye o da aynı pozu verecek sanki. Samyeligiller sevdi bu karda mayo işini.

Orkun Ün: Açın gençlerin önünü! Ben ‘Deren’ciyim Savaş ve Ömür. “İlerleyen yaşına rağmen şöyle iyi, böyle harika” geyiklerinden hem biz sıkıldık hem de Defne sıkılmıştır bence…

Onur Baştürk: Her iki poz da güzel. Samyeli ailesi her zaman dikkat çekici ve parlıyorlar.

Demet şikâyetçi değil
Demet Akalın, Okan Kurt’un çok kıskanç olduğunu, gece gezmelerine izin vermediğini açıkladı. İşinin bir kısmı gece hayatında olan bir şarkıcı için tuhaf buldunuz mu bu durumu?

Onur Baştürk: Tuhaf ama zaten paylaşımlarından gördüğüm kadarıyla Akalın uzun süredir evde Türk dizisi ve “Survivor” izleyerek geçirmeyi seviyor akşamlarını. Şikâyetçi değil yani.

Ömür Gedik: Neden tuhaf olsun ki? Birlikte geziyorlardır ama tek çıkmasını istemiyordur. Kıskançlık sevgiden değil mi?

Orkun Ün: Tuhaf tabii. Sonuçta bu çift tanıştığında Demet aynı işi yapıyordu. Bilerek ve isteyerek oldu yani her şey. Ama ben Demet’in sahnelerine karıştığını sanmam Okan’ın. “İşini yap evine gel, iş dışında da çıkma” diyordur diye tahmin ediyorum. Normal mi? Bizi ilgilendirmez. İki taraf da kabul ediyorsa bize hiçbir şey söylemek düşmez.

Savaş Özbey: Okan Kurt, Demet Akalın’ın sahne aldığı her mekâna gidiyorsa onu bilemem. O zaman derim ki adam kendisi olmadan tahammül edemiyor. Ama aynı mekânda sahne alınca sorun yok ama iki-üç arkadaşıyla oturmaya gidince yasaksa orada tezat var.

Kim haklı?
Şeyma Subaşı ücretli Instagram aboneliğindeki içerikleri paylaştığı için fenomen Meriç Keskin’i engelledi, Keskin de ödediği ücreti geri istedi. Sizce kim haklı?

Orkun Ün: Hahaha Meriç haklı tabii ki. Kadın resmen dolandırıldı. Fiyatın en önemi var? İster 69 lira olsun, ister 19 lira. Bence Şeyma, Meriç’in parasını geri versin. Hem de üzerine yıpranma payı, hayal kırıklığı ekstrası falan ekleyerek ödesin.

Onur Baştürk: Eğer “içerikleri paylaşamazsın” gibi bir madde yoksa, Meriç Keskin haklı. Abone olup paylaşabilir de. Kimse ona engel olamaz ki…

Savaş Özbey: Ben Şeyma’dan yanayım. Beğenelim ya da beğenmeyelim, para karşılığında bir içerik üretiyor. O içeriği alıp bedava sunmak telif ihlali, korsancılık bence.

Ömür Gedik: Meriç’in son #satınalmasahiplen postuna destek veriyorum, hayvanseverliğine hayranım. Olay ortada ve ben pozitif ayrımcılık yaparak Meriç’in yanında duruyorum.

Bir ayakkabıya o kadar para verilmez
Çağla Şıkel, oğlunun istediği 200 bin liralık spor ayakkabıyla gündemde. Paranız olsa da alır mıydınız?

Onur Baştürk: Tabii ki hayır. Büyük şımarıklık. Ayakkabı bağımlılığını anlamadım, anlamak da istemiyorum galiba.

Ömür Gedik: Yurtdışından aynısını daha ucuza getirtme imkânı varken o parayı verip almam. Çağla da almamış zaten.

Savaş Özbey: Yurtdışından ucuza getirtse ne kadara getirtecek? Hadi olsun 150 bin lira. Bir ayakkabıya 150 bin lira verilir mi? Zeki Müren’in sahne kostümü mü bu? Çocuk bu, altı üstü de onunla ya top oynayacak ya basket. Seneye de ya eskiyecek ya ayağına olmayacak. İnsanlar peynir, kıyma alamazken bana acayip geliyor bu uçurum. 

Orkun Ün: 200 bin liraya, 400 bin liraya, hatta 500 bin liraya bile tasarım ayakkabılar var artık. Ama kim alır, neden alır, gel de hayret etme… Düşünsenize ayağınızda bir arsa, bir araba taşıyorsunuz. Vallahi bastığım her yere dikkat ederim, mümkünse basmam. İki kişiyi yanıma alırım, “Beni kollarımdan havaya kaldırarak yürütün” falan derim. 

Kaan artık o montu giymez
Seçkin Piriler, eski eşi Kaan Tangöze’nin yıllardır üzerinden çıkarmadığı meşhur montunu kendisinin aldığını açıkladı. Yeni eşi Kıvılcım Ural’ın yerinde olsaydınız, bilenir miydiniz o monta?

Ömür Gedik: Bilenebilirdim. Ama bence artık o montu giymez Kaan. Mont magazin malzemesi oldu çünkü.

Onur Baştürk: Seçkin alt metinde şunu demek istiyor sanırım: “Ben aldığım için hatırası var, bakın işte bu yüzden yıllardır çıkaramıyor üzerinden.” Ama bir monttan bu kadar anlam çıkarması üzücü. Çünkü pekâlâ Kaan Tangöze sadece montun tarzını sevmiş ve eski eşinin ona aldığını unutmuş bile olabilir.

Savaş Özbey: Kazık soruymuş ya. Üzerinden çıkarmamasına içten içe acayip bilenirdim ama bunu çaktırır mıydım bilmiyorum. Ha şu var: Kaan Tangöze o montu kimin aldığını bile unutmuştur belki. Ama artık o da, eşi Kıvılcım da biliyor.

Orkun Ün: Asla bilenmezdim. Güler geçerdim. Ayrıca ayrıldım diye eski eşimin aldığı sevdiğim bir kıyafeti neden atayım ki? Bunu giymek çok normal. Altında ‘beni halen unutamadı’ mesajı falan aranmasın boşuna.

Burada da referandum yapılsın
Paris’te elektrikli scooter’lar için referandum yapıldı. Oy kullananların neredeyse yüzde 90’ı cihazların yasaklanmasını istedi. Sizce benzer bir referandum İstanbul’da yapılmalı mı? Yapılırsa, oyunuz ne yönde olur?

Savaş Özbey: Şikâyetler çok olduğuna göre yapılmalı bir referandum. Ama diğer taraftan da bu kadar kullanıldığına göre bir talep, bir ihtiyaç var demek ki. Özellikle de arabası olmayan, taksiyi bırakın, toplu taşıma bile pahalı gelen gençler için.

Ömür Gedik: İnsanların sağlığını ve iyiliğini düşünerek aynı referandumu burada da isterim doğrusu. Ve oyum yasaklanmasından yana olur.

Onur Baştürk: Scooter’ların kaldırımda aniden önüme çıkmasından hoşlanmıyorum. Görüntü kirliliğine de yol açıyorlar. Ama aynı zamanda trafik sorununa en pratik çözüm onlar. Bu gerçek her şeyi yeniyor. Dolayısıyla oyum “kaldırılmasın” olurdu.

Orkun Ün: Burada da referandum yapılsın tabii. Ama ben yasakçı değil, çözümcüyüm. Paris halkı istemediğini söyledi. Bizde de istemeyen çok çıkacaktır. Ama yasak yerine kalıcı çözümler bulsak daha nefis olmaz mı?

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir